Türkiye’de hemen hemen her evde bir televizyon var artık, insanlar kafasını sokacak bir yer bulduktan sonra, oturma düzenini televizyonun konumuna göre şekillendiriyor.
Halkımızın okumayı sevmemesinden kaynaklanacak ki gazeteler televizyonlardan çok daha geri planda kalıyor. Elinde gazete gördüğümüz birçok insan da spor sayfalarındaki, magazin sayfalarındaki haberlere göz gezdirip, gündem haberlerinin resimlerine bakmakla yetiniyor. İnternet, dergi v.b iletişim araçları ülkemizde maalesef olması gereken yaygınlıkta değil. Malum, internet imkanlarına sahip olanların önemli bir kısmı, oyun siteleri, muhabbet ortamları, arkadaşlık sitelerini kullanmayı tercih ediyor.
Türkiye’deki bu televizyona olan bağımlılığı, ülkenin milli çıkarları gözetilerek, olumlu bir şekilde değerlendirilme cesareti gösterilirse eğer; insanlar gerçekleri izleyecek, düşünecek, kafa yoracak, düşündükçe uyanacak, uyandıkça vatandaşlık sorumluluklarını hatırlayacak ve sosyal devletlerdeki başlıca otokontrol olan vatandaşlık haklarını sonuna kadar kullanmaktan geri durmayacaktır.
Peki neden uygulanamamaktadır?
Çünkü bu uygulama gerçekleşirse Türkiye’nin başına iyi bir şeyler gelecektir, Allah korusun insanlarımız düşünmeye başlayacaktır! Başta kokuşmuş siyasetçilerimiz olmak üzere, tüm şeref yoksunları bu durumdan korkmaktadırlar.
Bu bahsi geçen durumları başarabilmek cesaret ister, medyamız elindeki bu gücüde gayet farkındadır lakin vitrinde cesur, taş üstüne taş, baş üstünde baş bırakmaz gözükmektedirler. Olaylar bağlı bulundukları grupların menfaatlerine geldiğinde ise Damat Ferit Paşa karakterlerini su üstüne çıkartmaktadırlar.
Televizyonun karşısına ailecek oturduğumuz saatlerde bizleri dizilerle, karaktersiz programlarla uyutmaktadırlar. İşin en vahim noktası ise taraflı habercilik yapmalarıdır. Her akşam, ekran karşısında haberleri izlerken haber alma özgürlüğümüze açık açık tecavüz ediyorlar…
Sık sık işittiğimiz, tarafsız cesur habercilik kavramı üç beş grubun menfaati etrafında dönmektedir. Bağlı bulundukları grupların çıkarları, ülke menfaatine olsun olmasın istedikleri yönde gitmez ise, hemen karalama ve iftira politikaları yürütmeye başlıyorlar.
Ellerinde olan ve hatırlı kişilerce yayını engellenmiş, büyük patronlarca makaslanmış haberleri raflarından çıkarıp, halka yeni araştırıp bulmuşlar gibi sunma cüretinde bulunuyorlar.
İşte Doğan Grubu ile Mevcut hükümetin çıkar çatışması sonrası yaşananlar, işte Çalık Grubu ile hükümetin ortak çıkarları doğrultusunda yayınladıkları, işte Deniz Feneri gerçekleri sonrası Gülen Cemaati Grubu, Kanal 7 Grubu’nun ortak çalışmaları…
Hepimiz biliyoruz ki Doğan Grubu patronu Aydın Doğan ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan arasında bir yükselme yaşandı, bunun üzerine Doğan medyası var gücü ile AKP karşıtı yayınlar sunmaya başladı. Elbette ki yaptıkları doğru haberlere bir itirazımız yok. Mevcut hükümet, bir önceki seçim döneminde de kömür, gıda, alışveriş çeki vb çeşitli göz boyayıcı oy toplama girişimlerinde bulunmadı mı? Tüm bunları koca koca kamyonları gizleyerek mi yaptı? Elbette ki hayır!
O zaman Doğan grubunun menfaatleri söz konusuydu ve her seçim hibesi haberi yayınlanmadan rafa kaldırıldı. Kaldırılmadı mı? Kaldırılmadığını kanıtlayabilirler mi? Ne zaman ki menfaatler ters düştü, işte Star, işte Kanal D, Doğan grubunun himayesinde olan yayın organlarının tamamı, bir önceki seçim döneminde yapamadıkları haberleri artık haber bültenlerinde çeyrek saat yer vererek afişe ediyorlar. Yer vermiyorlar mı? Elbette yayınlayacaklar ama soru…
Neden eskiden yayınlamıyordun?
Madem bu kadar dürüstsün de neden daha evvel bunları atladın, insanlara göstermedin, yayıncılık ilkelerini yok saydın? Şimdi yıllardır faturalarımıza yansıtılan TRT payını bile sanki yeni bir habermişcesine izleyiciye sunuyorsun, bumudur habercilik anlayışın?
İşte Çalık grubunun televizyon kanalı ATV… Tüm dünya küresel kriz ile kıvranırken, sözüm ona her şey güllük gülistanlık, “ufak bir daralma var lakin çok kısa ve etkisiz olacak” diye haberler yapmadı mı? Aydın Doğan’ı ve Doğan Grubunu karalama kampanyası düzenlemedi mi? Yardım kamyonlarını sen neden göstermiyorsun? Neden sende diğer kanalın göstermediklerini, yani muhalefet partisinin aleyhinde yayıncılık yapıyorsun? Çıkarların bu yöndemi Damat Çalık Paşa? Ergenekon konusu ile ilgili henüz yargının kesin bir kararı yokken neden terör örgütü damgası vuruyorsun?
İşte Gülen Cemaati Grubu televizyonları… Almanya’da patlak veren yolsuzluk sonrasında Deniz Fener’i Derneği menfaatlerine neden yayın yapıyorsun? Hani müslüman dosdoğru olurdu hocaefendi!? Müslüman hak yermi, sana soruyorum? Haber alma hakkım değimli? Ergenekon ile ilgili haberleri 28 şubatlara, askeri darbelere dayandırarak neden haber yapıyorsun? Bir kaşıntınmı var içeri alınan adamlarla?
İlk bakışımızda tüm bu yukarıdaki olaylar açıkca ortada değilmi? Kirlilik, pislik, çıkarlar, amaçlar görülmüyor mu? Bunları gördükçe mideniz kalkmıyor mu? Tüm bunları farkında isen nasıl rahat uyuyorsun içeride evladın? Geleceğin, her şeyin değilmi o? Ölmez misin icap etse onun için?
Ölmeyi göze alıyorsun da neden elinde kumanda o koltukta uyuyorsun… ?
Yeniden 1919 Derneği Yönetim Kurulu Üyesi
Mustafa Kemal’in Askeri
Volkan KIYLIOĞLU