[ # ] Azerbaycan İstanbul Konsolosu Sn. Perviz Memmedzade ile yaptığımız söyleşi
26 Temmuz 2008 Gündem

AZERBAYCAN CUMHURİYETİ   İstanbul Konsolosu Sayın Perviz Memmedzade bizleri makamında kabul etti, kendisine bizlere gösterdiği yakın ilgi ve alaka dolayısı ile sonsuz şükranlarımızı sunarız…

Yaptığımız söyleşinin özetini aşağıda okuyabilirsiniz…

Sayın Konsolos söyleşimizde şunları dile getirdi:

Azerbaycan - Ermenistan ilişkilerinin kötü olması Türkiye - Ermenistan ilişkilerini kötü etkiliyor şeklinde yorumlar yapılmakta ama bunlar kesinlikle doğru değil, gerçeği yansıtmıyor.

1991 yılında, Ermenistan bağımsızlığını ilan ettiği vakit, Türkiye, herhangi bir problem yaratmaksızın bu devleti kabul ettiğini açıkladı, Üstelik hepimiz biliyoruz ki; kabul edilen devletin milli marşında, onu kabul eden ülkenin, yani Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihi ile ilgili, sözde soykırıma atıflarda bulunan, alehte, hoş olmayan sözler var.”

Sayın Memmedzade; kalıcı barış için Azerbaycan olarak üzerlerine düşeni yaptıklarını söyleyerek sözlerine şöyle devam etti:

“Ülkeler arasındaki mutlak suretli barışı ancak karşılıklı çıkarlar karşılandığında sağlayabilirsiniz. Devletler, huşu içerisinde birbirinden faydalanacak ki ülkeler arası refah olsun. Ermenistan terör üzerine kurulmuş bir devlettir ve tüm dünya bunu görmezden gelmektedir. Tıpkı Hocalı’da olanları bilip de ses çıkarmadıkları gibi…

Ermenistan son derece homojen bir devlettir, Ermenistan’da, Ermeniler haricinde yaşayan yoktur, böyle bir ülke dünyanın hiçbir yerinde yoktur. Topraklarımız işgal altında dahi olsa da, Azerbaycan sınırları içerisinde yaşayan Ermeniler vardır, olacaktır da ve bu insanların hakları ve refahları bizden sorulur, bizim teminatımız altındadır. Fakat bunu Ermenistan henüz gerçekleştirememiştir, üstelik bu hususta adım dahi atmamıştır. Bizler öyle ki: Göç etmek zorunda kalan Ermenilerin Karabağ’a dönmelerini destekliyoruz, huzurlarını güvencemiz altında olacaktır diye yineliyoruz. Gelsinler Karabağ’a dönsünler ve huzur içinde yaşasınlar.

Perviz Memmedzade, Türkiye’nin Ermenistan ile ilişkileri hakkında da şunları dile getirdi:

“Türkiye’de her şey atalarımızdan gelen kültürümüz sayesindedir ki; empati kurularak, ince eleyip sık dokunarak, iyi niyet çerçevesinden yapılmaktadır. Ermenilerin sözde iddiaaları karşısında dahi bir şey yapılacaksa, Türkiye’deki Ermenileri inciltmeyecek şekilde yapılması düşünülüyor. Onların Türkiye’de okulları var, gazeteleri var ama Ermenistan’da böyle bir şey şu an için mümkün olamaz.

Bugün İstanbul’da hatta genel olarak Türkiye’nin bir çok yerinde lokantalarda, lokallerde çeşitli ticarethanelerde Ermenice’den türemiş isimler vardır, en basit ve bilinen bir isim ile örneklendirmek gerekirse “Ararat”  diyebiliriz. Nedir bu Ararat? Türkiye topraklarında bulunan Ağrı Dağı’nın Ermenicesi’dir. Çok ilginçtir ki bu isimler Türkiye’de kolaylıkla kullanılabilinmektedir. Haydi gidelim de hepberaber Erivan’da Türkçe kökenli bir isimle bir işletme açalım, hiç mümkün değildir.

Bu, biz Türk milletinin unutkanlığındanmıdır  vurdumduymazlığında mıdır  yoksa tarihine olan ilgisizliğinden midir bilemiyorum. Bizler büyük tarihimize sahip çıkmayı, saygı duymayı bir türlü öğrenemedik yada akılalmaz bir hoşgörümüz var.”

Ermenistan’ın uluslararası alandaki çalışmalarından da sözeden Sayın Konsolos konu hakkında şunları dile getirdi:

“Ermeniler uluslararası arenada oldukça başarılı lobi çalışmaları yapmaktadırlar. Özellikle dünya kamuoyunda güce sahip Amerika Birleşik Devletleri, Fransa gibi ülkelerdeki Ermeniler son derece özveri ile çalışıp sözde soykırımı kabul ettirmek adına canla başla mücadele gösteriyorlar ve bu çalışmanın başarılarını da işte Fransız Parlementosu’nun soykırımı kabulu, İsviçre Parlementosu’nun soykırımı kabulu gibi çeşitli ülkelerde gerçekleşmemiş bir olayı gerçeklişmiştir olarak kabul ettirerek kendilerince haklı olmaya gayret gösteriyorlar, başarılılar, bu konuda çok başarılılar….”

Perviz Memmedzade, Türk milleti olarak üzerimize düşen çok önemli görevler olduğunu her şeyden önce halkımızı bilinçlendirmemiz gerektiğini dile getirdi. Konu hakkında görüşlerini, önerilerini dile getirdi:

“Bizlerin evvela Hocalı’daki katliamın insanlarımızca öğrenilmesini sağlamamız gerekli, birçok insan bu konu hakkında kesin ve doğru bilgilere sahip değil, bu durumda devreye başta sivil toplum örgütleri olmak üzere, belediye meclislerinden Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne kadar herkes üstüne düşen sorumluluğu yerine getirmeli, konferans, belgesel, sinevizyon ne gerekiyorsa halkımız bu konuda aydınlatılmalıdır. Bir konu hakkında önce kendiniz donalımlı ve bilgili olacaksınızki bu bilgiyi doğru şekilde çarptırmadan karşınızdakilere aktarabilin.

Mesela bizler özelliklede İstanbul Azerbaycan Konsolosluğu olarak gerçek bilgi ve belgelere dayandırılarak yapılacak, kanıtlarla desteklenmiş hertürlü toplantı veya konferansın olmasını destekliyoruz.”

Ermenistan’ın sözde soykırım iddialarının hukuken de dayanağı olmadığını söyleyen Sayın Memmedzade sözlerini şu şekilde sürdürdü:

Bugün Ermenilerin iddaa ettikleri şey, tüm dünya ülkelerinde anlattıkları kabul ettirdikleri olay  kesinlikle soykırım değildir. Savaşların olmasını istemememizin nedeni insanların can vermeleridir zarar görmeleridir. Muharebe dönemlerinde ermeni vatandaşların ölümleri  gerçekleşmiştir, bu doğaldır lakin bunu Almanların soykırımı ile bir tutamayız. 1948 yılında Birleşmiş Milletler Soykırım Sözleşmesinin ilgili maddesinde soykırımın tanımı şöyle yapılmıştır; “Madde 2. Bu Sözlesmeye göre soykırım, bir milli, etnik, ırkî veya dinî grubu, grup niteliğiyle, kısmen veya tümüyle yok etmek kastıyla, Grubun mensuplarını katletme, grubun mensuplarına ciddi bedensel ve psikolojik zarar vermek,  Grubun maddi varlığının kısmen veya tamamen yok olmasına yol açacak hayat sartlarına kasten tabi tutmak,  Grup içinde doğumları önlemek amacıyla önlemler dayatmak, Grubun çocuklarını bir baska gruba zorla nakletmek…” bu sözleşmeyi 1952 yılında Türkiye Cumhuriyeti’de resmen  kabul etmiştir.

Bu sözleşmenin tanımı ışığında baktığımızda Ermenilere bir soykırım söz konusu değildir lakin Hocalı bir soykırımdır bu tanıma harfiyen uymaktadır. Hocalı da millet sadece Azeri oldukları için ellerinde silah olmaksızın katledilmiştir. Hocali’da insanlar evleri barkları olmaksızın yurtlarından ayrılmak zorunda kalmışlardır.

Ermenistanın Ermenilerin vermeleri gereken hesap büyüktür. Bugüne kadar şehit olmuş onlarca Türk ateşe vardır. Bu insanlar sadece Türk oldukları için önemli koltuklarda görev yaptıkları için haince katledilmişlerdir. Ermeniler’in ilk Azerbaycan cumhuriyeti sefirini katletmesinibilir miyiz? (1918-1920) BEHBUD HAN CEVANŞİR ile ilgili bilgiyi sizler ve gerçekleri öğrenmek isteyenler için kendim kaleme aldım.”





Yeniden 1919 Derneği Hakkında

Yeniden 1919’un temel amacı; Atatürk ilkelerine, ulusal değerlere ve demokratik cumhuriyete bağlı herkesi, siyasi görüş, köken, inanış, sosyal ve ekonomik durum ayrımı yapmaksızın bir çatı altında toplamak birlikte hareket etmelerini sağlamaktır.

devamı >>>

 

Bize Destek Olun
İş Bankası YTL Hesabı
Altıyol Şubesi
Şube Kodu: 1077
Hesap No: 0454782