18 TEMMUZ 1921 günü Misak TORLAKYAN adlı bir Ermeni İstanbul’da Pera Palas Otelinin önünde Azerbaycan eski İç İşleri bakanı Behbud Han Cevanşir’i üç kurşunla vurarak öldürmüştür.
Behbud Han CEVANŞİR 1877 yılında doğmuş Karabağ hanzadelerinden Azad Han’ın oğludur. Lise tahsilini Tiflis’te, yüksek tahsilini Almanya’da yapmış, petrol mühendisliği diploması almıştır. Ailesi Bakü’ de petrol kuyularına sahipti. 1905-1906 yıllarında hayır cemiyetlerinde çalışmış Türk gençlerini kendi hesabına üniversitede okutmuştur. 1918’de bağımsız Azerbaycan hükümeti kurulunca İç İşleri bakanı olmuş, sadece siyaset alanında çalışmakla kalmamış, ticaret ve sanayi alanında da eserler bırakmıştır.
Katil TORLAKYAN daha sonra, o sırada İstanbul işgal altında olduğundan İngiliz Divan-ı Harbinde yargılanır. Bu yargılanma adeta bir siyasi hesaplaşmaya dönüşür ve dava “TORLAKYAN DAVASI” olarak asrın davası niteliğini kazanır.
İngiltere o sırada Ermeni taraftarıydı, Divan-ı Harp Mahkemesinin bütün üyeleri de İngiliz’di.
İşgal altındaki İstanbul’da yaşayan Ermeniler bu cinayeti memnuniyet ile karşılamışlar, mahkemeye katili savunmak üzere 40 civarında yalancı şahit getirmişlerdir. İngiliz Divan-ı Harbinde tanık olarak dinlenen Ermeniler gerçekleri saptırarak olayı bir Ermeni katliamı gibi göstermişlerdir. Savunma makamının getirdiği bu tanıkların ifadeleri birbirleri ile çelişmekte idi. Ayrıca ifadeler avukat Haydar Rıfat Bey tarafından çürütülmelerine rağmen bu mahkeme tarafından pek dikkate alınmamıştır.
Sanığın hastalığı da doktorları ve zamanın tıp otoriteleri tarafından incelenmiş akıl sağlığının yerinde olduğu ve cezai ehliyete sahip olduğu vurgulanmıştır. Özellikle daha sonraları akıl hastalıkları konusunda otorite olacak olan Dr. Mazhar OSMAN’ın mahkemeye sunduğu rapor dikkat çekicidir. Sanığın cezai ehliyete sahip olduğunu çok açık olarak ortaya koyar. Mahkeme süresince İngiliz Komutanlığı, bu dava ile ilgili olarak basına yayın yasağı getirmiştir.
Nihayet dava biter. Savcı Mr. Richatson HATT sanık hakkında ölüm cezası talep eder. Savcı İngiliz Krallığı tarafından görevden alınır, 24 saat içinde Türkiye’den uzaklaştırılır. Yerine getirilen savcı sanığın beraatını ister. Mahkeme heyeti bu talebe uyarak katili beraat ettirir. Katil aynı gece avukatı ile birlikte Amerika’ ya kaçırılır. Seneler sonra değiştirilen savcı HATT ile mahkemenin başkanlığını yapan ve katili beraat ettiren kişi Çin’de karşılaşırlar. Mahkeme başkanı değiştirilen savcıya hitaben “Türklerin ne kadar haklı olduklarını şimdi anladım. Biz o zaman size kızmıştık, ama siz işi daha iyi kavramış ve bizden daha iyi görmüşsünüz.” demiştir.
Behbud Han CEVANŞİR 18 TEMMUZ 1921 günü TORLAKYAN tarafından şehit edildiği sırada Kuzey Kafkasya’nın dış ticaret temsilcisi olarak İstanbul’da bulunuyordu.
Katile göre cinayet sebebi 1918 sonbaharında Bakü’de bulunan Ermenilerin öldürülmesinde o zamanki İç İşleri Bakanı olan maktul CEVANŞİR sorumluydu. Ermeni tanık ifadelerine göre 1918 yılında Bakü’de yaşayan Ermeniler Türkler tarafından katledilmişlerdir. Oysa o sıralarda şehirde hüküm süren kargaşa ortamında her iki taraftan da ölenler olmuş, özellikle Rus işgali sırasında Ermeni çetelerinin pek çok cinayet işleyerek Türkleri katlettikleri bilinen bir gerçektir.
Nuri Paşa komutasındaki Türk Ordusunun Bakü’ye girmesine müteakip sükûnet ve düzen sağlanmıştır. Sovyet Rusya’nın cesaretlendirmesiyle Ermeniler pervasızca cinayet işlemekten çekinmemişlerdir.
Misak TORLAKYAN Trabzon doğumlu, 32–33 yaşlarında zayıf, orta boylu, sara hastalığı bulunan bir Ermenidir. Trabzon Öğretmen Okulunu bitirmiştir. Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla birlikte ailesi ile birlikte Rusya’ya kaçmış, Tiflis’te gönüllü olarak Ermeni alayına katılmıştır. Ancak hastalığı nedeniyle bilahare uzaklaştırılmıştır.
Yukarıda özetlenen olayda, Ermenilerin soykırım iddiaları, bilerek veya bilmeyerek bizzat Ermeni tanıklar tarafından çürütülmüştür. Aynı Ermeniler Bolşevik Rusya’sı ve İngilizler aleyhine önemli açıklamalar yapınışlardır. Aradan 90 yı1 geçmiş olmasına rağmen Ermeni meselesi bir soykırım gibi tekrar tekrar gündeme getirilmektedir. O zaman Rusya ve İngiliz yayılmacılığı için araç olarak kullanılan bu sözde soykırım ithamları bu gün de kimlerinin siyasi emelleri için kullanılmaya devam etmektedir.
Bu olay bir soykırım mı, çatışma mı, savaş mıdır? Kim, kime, kimlerin cesaretlendirmesiyle, kışkırtmasıyla ne yapmıştır? Bu soruların cevapları çok iyi verilmeli ve tekrar tekrar anlamak isteyenlere anlatılmalıdır. Birileri bir şeylerin hesabını verecekse önce gelsinler son 20 yılın ve halen devam etmekte olan zulmün hesabını versinler. Altından kalkabilirlerse oturup diğer hesaplara da bakarız.
Bu elim olay da Ermeni iftira ve entrikalarının suçüstü zabıtlarından biridir. Torlakyan davası ise bilerek ve planlayarak cinayet işleyen bir katili beraat ettiren işgalci İngilizlerin adalet anlayışlarının bir aynasıdır.
17.07.2008
Azerbaycan İstanbul Konsolosu
Perviz Memmedzade